Karşılaşmak (beklenmedik şekilde), rastlamak

V1: encounter, V2: encountered, V3: encountered. Okunuşu: /ɪnˈkaʊn.tər/. Düzenli bir fiildir. Bir zorlukla yüzleşmek veya biriyle/bir şeyle aniden ve tesadüfen karşılaşmak demektir. Nuans: ‘Meet’ (buluşmak/tanışmak) genellikle planlıdır. ‘Encounter’ ise ormanda bir ayıyla karşılaşmak veya yolculukta bir pürüz çıkması gibi beklenmedik temaslardır. Yaygın Kullanım: ‘a close encounter’ (yakın temas / tehlikeli yakınlaşma).

V1: Travelers often encounter wild animals in this deep forest. (Gezginler bu derin ormanda genellikle vahşi hayvanlarla karşılaşırlar.) | V2: We encountered a terrible storm while crossing the strait. (Boğazı geçerken korkunç bir fırtınayla karşılaştık/yüzleştik.) | V3: No serious problems have been encountered during the excavation. (Kazı sırasında ciddi bir sorunla karşılaşılmadı.)
Ilgili: Düzenli Fiil meet come across face