Cesaretlendirmek, teşvik etmek

V1: encourage, V2: encouraged, V3: encouraged. Okunuşu: /ɪnˈkʌr.ɪdʒ/. Düzenli bir fiildir. Birine bir şeyi yapması için moral vermek, özgüven aşılamak veya bir davranışın yayılmasını desteklemek demektir. Nuans: ‘Discourage’ (hevesini kırmak) fiilinin tam zıddıdır. Daima ‘encourage someone to do something’ kalıbıyla kullanılır. Yaygın Kullanım: ‘words of encouragement’ (cesaret verici sözler).

V1: A good mentor should encourage his students to ask questions. (İyi bir akıl hocası öğrencilerini soru sormaya teşvik etmelidir.) | V2: The captain's brave speech encouraged the tired soldiers. (Kaptanın cesur konuşması yorgun askerleri cesaretlendirdi.) | V3: Free trade has always been encouraged in this port city. (Bu liman şehrinde serbest ticaret her zaman teşvik edilmiştir.)
Ilgili: Düzenli Fiil inspire motivate support