Ağlamak, bağırmak

V1: cry, V2: cried, V3: cried. Okunuşu: /kraɪ/. Düzenli bir fiildir (‘y’ düşer, ‘-ied’ alır). Gözyaşı dökmek veya yardım/acı için yüksek sesle feryat etmek demektir. Nuans: ‘Weep’ (sessizce, içli içli ağlamak) demektir; ‘cry’ ise hem gözyaşı dökmek hem de yüksek sesle bağırmaktır (cry out). Yaygın Kullanım: ‘cry over spilled milk’ (dökülen süte ağlamak / son pişmanlık fayda etmez), ‘a far cry from’ (-den çok farklı / alakası yok).

V1: Even strong men cry when they lose their loved ones. (Güçlü erkekler bile sevdiklerini kaybettiklerinde ağlarlar.) | V2: The lonely traveler cried out for help in the dark. (Yalnız gezgin karanlıkta yardım için bağırdı/feryat etti.) | V3: She has cried tears of joy upon hearing the news. (Haberi duyunca sevinç gözyaşları döktü.)
Ilgili: Düzenli Fiil weep shout yell