Bağırmak, çığlık atmak, haykırmak
V1: yell, V2: yelled, V3: yelled. Okunuşu: /jel/. Düzenli bir fiildir. Acıdan, öfkeden veya heyecandan ötürü çok yüksek sesle bağırmak demektir. Nuans: ‘Shout’ (sesini duyurmak veya birine yüksek sesle kızmak) iken, ‘yell’ çok daha duygusal, kontrolsüz ve gürültülü bir feryat/çığlıktır. Yaygın Kullanım: ‘yell bloody murder’ (avazı çıktığı kadar bağırmak / feryat figan etmek), ‘yell at someone’ (birine bağırıp çağırmak).
❝V1: If you are lost in the dark forest, yell for help! (Eğer karanlık ormanda kaybolursan yardım için bağır/haykır!) | V2: The wounded knight yelled in pain as the healer treated him. (Şifacı onu tedavi ederken yaralı şövalye acı içinde bağırdı/çığlık attı.) | V3: The commander has yelled the orders, but the wind silenced his voice. (Komutan emirleri haykırdı, ama rüzgar onun sesini susturdu.)
