Tutmak, saklamak, muhafaza etmek, (bir eyleme) devam etmek
V1: keep, V2: kept, V3: kept. Okunuşu: /kiːp/. Düzensiz bir fiildir. İngilizcenin en temel direklerinden biridir. Bir eşyayı korumak, bir sırrı tutmak veya bir eylemi sürekli yapmaya devam etmek (keep going, keep writing) anlamlarındadır. Nuans: ‘Hold’ (elde fiziksel tutmak) iken, ‘keep’ (kendine saklamak veya sürdürmek) anlamındadır. Yaygın Kullanım: ‘keep a secret’ (sır tutmak), ‘keep an eye on’ (göz kulak olmak), ‘keep your word’ (sözünü tutmak).
❝V1: Keep this amulet safe, it will protect you from evil. (Bu tılsımı güvende tut/sakla, seni kötülüklerden koruyacaktır.) | V2: The travelers kept walking despite the heavy snow. (Gezginler şiddetli kara rağmen yürümeye devam ettiler.) | V3: I have kept all your letters in a wooden box. (Tüm mektuplarını ahşap bir kutuda sakladım/muhafaza ettim.)
