Seyahat Dersleri: Cizre

Cihad Meriç 11 Mar 2026 6 dk okuma
PAYLAŞ

Her beldenin manevi önderleri olur. Ahmed el-Cezeri, Cizre’nin manevi önderlerinden biridir. Kırmızı Medrese’ye bitişik türbesiyle adeta ders vermeye devam ediyor.

Ahmed el-Cezeri’nin manevi önderliğini anlatan bir rüya dinledim. Doksanlı yıllar; bölgenin her tarafında olduğu gibi Cizre de sıkıntılı günler yaşıyor. Konya’da görev yapan bir emniyet amirinin tayini Cizre’ye çıkar. Eşi de memurdur ve yaşanan olayların yoğunluğundan ötürü Cizre’ye gitmek istemez. Gece rüyasında bir külliye görür, yanında bir türbe… Sanduka üzerinde oturan zat, ‘Gel kızım, Konya’da Mevlana ne ise ben de Cizre’de aynı makamdayım’ der. ‘Ahmed el-Cezeri, Allah’ın izniyle sizi korur; buyurun gelin’ diye ekler.

Bu rüya üzerine amirin eşinin fikri değişir. Cizre’ye geldiği gün eşyalarını bile yerleştirmeden rüyada gördüğü yeri anlatır ve duyduğu ismi söyler. Tarife uygun olarak onu Kırmızı Medrese’ye götürürler; rüyada gördüğü yeri tanır. Yalnız türbede sanduka üzerinde oturan muhterem yoktur; belki yine aynı yerdedir, ama görememişlerdir. Amirin eşi, türbeyi her hafta düzenli ziyaret etmesi nedeniyle soruya muhatap olunca bu rüyayı anlatır.

Sık ziyaret ettiğimi söylediğimde biri, ağzımı yoklamak için bu rüyayı anlattı. Evet, bizi buraya çeken derin bir muhabbet var; benim de buraya Konya’dan gelmiş olmam ayrıca manidar. Üstad Said Nursi, ‘Mevlana Celaleddin, Ahmed el-Cezeri ve Molla Cami aşk makamında aynı mertebededir’ der. O’nu tanımak isteyenlere divanını tavsiye eder, asıl konumuza geçeriz.

Bu Tasarım Tam Bir Muhabbet Mekânı Üretmiş

Ahmed el-Cezeri türbesi iki katlı olarak inşa edilmiştir. Üst katına camiden bir kapı aracılığıyla girilmektedir. Eskiden türbeye bu odanın ortasındaki delikten girilirmiş; ancak bu delik sonradan kapatılıp dışarıdan giriş düzenlenmiştir. Türbenin alt katında kabirlere ait taşlar ve sandukalar yer almaktadır.

Buraya kadar her şey sıradan görünmektedir. Ancak türbenin alt ile üst katını birbirinden ayıran döşemenin mimari yapısı son derece ilgi çekicidir; zira genel mimari anlayışın aksine düz değil, ters kubbe biçimindedir. Statiği az çok bilenler, normal kubbenin yükü kenarlara dağıtarak taşları kenetlemesiyle oluşturulduğunu bilir. Oysa ters kubbede ağırlık merkezi ortaya geldiğinden, yapının kolonsuz inşası oldukça güçtür. Kısacası Kırmızı Medrese’nin yanı başındaki Ahmed el-Cezeri türbesi, genç mimarların dikkatle incelemesi gereken özgün bir yapıdır.

Üst katta halka biçiminde oturulduğunda herkes birbirinin yüzünü görebilmektedir. Bu tasarım, mekânı tam anlamıyla bir muhabbet ve sohbet ortamına dönüştürmüştür.

Fotoğraflar mekânın özellikleri hakkında belirli bir fikir verse de bu elbette yeterli olmaz. Sizi bu yazı vesilesiyle Cizre’ye, bu eşsiz yapıyı görmeye ve Ahmed el-Cezeri’yi ziyarete bekliyoruz.

Cizre’de Üç Camide Yatsı Namazı

Mahalle camisine farza yetişmeye çalıştım, teravih için Ulu Cami’ye gittim; Kırmızı Medrese mescidindeki teravih ortamı merakımı çekince oraya da geçtim.

Cizre’de sıcaklık çok yüksek; güneyden gelen çöl sıcağının önünde hiçbir engel yok. Eski sıcak Ramazanları yaşamış bir büyüğümüz anlatıyor: ‘Cizre o zamanlar bu kadar kalabalık değildi. Her aile Dicle nehri kenarına çadır kurardı, hatta suyun içine doğru bir bölme yapardık. İftarı suyun içinde beklerdik.’

Günümüzde yine Dicle kenarında çadırlar göze çarpmaktadır; ancak bunlar artık daha çok gezginlerin çadırları. Cizre halkı ise Dicle’den, kıyısındaki aile çay bahçeleri aracılığıyla yararlanmaktadır. Geniş bir alana yayılan park alanında çocuklar için oyun ve eğlence imkânı da mevcuttur.

Üç camide yatsı namazı kılmak her zaman nasip olmaz. Mahalle camisine farza yetişmeye çalıştım; teravih için Ulu Cami’ye gittim. Kırmızı Medrese mescidindeki teravih ortamı nasıldır diye merak edince Ulu Cami’den oraya geçtim. Kırmızı Medrese’de teravih hatimle kılınıyormuş. Bu iş adeta inada bindi, ceketi çıkardık. En sonunda bir sohbet meclisinde ‘orucu tüm azalar tutmalı’ öğüdüyle ve sütlü limonatayla Ramazan akşamını tamamladım.

Sütlü limonatanın tarifi bölgeye özgü olsa gerek. Yaz aylarının, bilhassa Ramazan’ın özel içeceği diyebileceğimiz bu limonata, içinde envai çeşit karışım barındırmaktadır.

Ramazan Ayında Çocuklar Yoğun Biçimde Cemaate İştirak Ediyor

Ramazan’da sabah namazına cemaate yetişmek güç! Bugün son oturuşa yetişebildim. Şafi mezhebine göre namaz kılan kardeşlerimiz sabah namazını erken kılmaktadır; Ramazan’da ise daha da erken kılınmaktadır. Bu camilerden birine gidecekseniz hızlı hareket etmek gerektiğini kenara not edelim.

Ramazan ayında çocuklar yoğun biçimde cemaate iştirak ediyor. Geleceğe dair umut, onların Ramazan sevinci taşıyan gözlerinde yaşıyor. Bağırmalara ve kovulmalara aldırış etmeden Ramazan’ın tadını çıkarıyorlar.

Ramazan hem arındırıyor hem de hiçbir ayrıma izin vermeksizin bir araya getiriyor. Bir ağabeyin dediği gibi, ‘Ben batıda camide kendimi rahat ve ötekileştirilmemiş hissediyorum.’ Ben de aynı duyguyu güneydoğuda hissediyorum. Selam ortak dilimiz, cami ortak evimiz. Bu değerleri tanımayanların birbirine yabancı olması son derece doğal; bu değerlere sahip olanların birbirine yabancılığı ise affedilemez. Ortak değerlerimize duyulan saygı, aramızdaki mesafeleri kısaltacaktır. Çoğunluğun beklentisi, aslında yalnızca kendi değerlerine ve kendisine saygı gösterilmesidir. Yaralar ne denli büyük olursa olsun, insaf sahipleri için merhem her zaman mevcuttur.

Bu yazı vesilesiyle rahmet ve bereket ayı Ramazan’ın, birlikte yaşama muhabbetimizi artırmasını ve yaralarımızı sarıp sarmasını temenni ediyorum.

Yorum Yaz