Beklemek
V1: wait, V2: waited, V3: waited. Okunuşu: /weɪt/. Düzenli bir fiildir. Zamanın geçmesini bir yerde kalarak geçirmek demektir. Nuans: ‘Expect’ (zihnen/mantıken bir şeyin olmasını beklemek) iken, ‘wait’ (fiziksel olarak zaman harcayarak beklemek) demektir. Birini beklerken DAİMA ‘for’ edatı alır (wait for me). Yaygın Kullanım: ‘wait and see’ (bekle ve gör), ‘worth the wait’ (beklediğine değecek), ‘wait up!’ (bekle, beni de bekle!).
❝V1: We must wait for the caravan leader before we cross the river. (Nehri geçmeden önce kervan liderini beklemeliyiz.) | V2: The weary traveler waited out the storm inside the dark cave. (Yorgun gezgin karanlık mağaranın içinde fırtınanın dinmesini bekledi.) | V3: They have waited for a sign from the gods for three days. (Üç gün boyunca tanrılardan bir işaret beklediler.)
