Geciktirmek, ertelemek

V1: delay, V2: delayed, V3: delayed. Okunuşu: /dɪˈleɪ/. Düzenli bir fiildir. Bir işin planlanan zamandan daha sonra yapılmasına sebep olmak demektir. İsim olarak da ‘gecikme’ anlamına gelir. Nuans: ‘Postpone’ genellikle bilinçli bir erteleme kararıyken, ‘delay’ hava durumu, kaza vb. nedenlerle elinizde olmayan bir gecikmeyi ifade eder. Yaygın Kullanım: ‘without further delay’ (daha fazla gecikmeden / lafı uzatmadan).

V1: Heavy snow will delay the arrival of the caravan. (Şiddetli kar, kervanın varışını geciktirecektir.) | V2: The captain delayed the departure because of the strong winds. (Kaptan şiddetli rüzgarlar nedeniyle kalkışı erteledi.) | V3: My journey has been delayed for three days. (Yolculuğum üç gün boyunca gecikti/ertelendi.)
Ilgili: Düzenli Fiil postpone hold up slow down