Anlamak, kavramak

V1: understand, V2: understood, V3: understood. Okunuşu: /ˌʌn.dəˈstænd/. Düzensiz bir fiildir. Bir dilin, konunun veya kişinin ne demek istediğini zihnen idrak etmek demektir. Nuans: Bu bir ‘durum’ fiilidir, bu yüzden şimdiki zamanla (-ing) KULLANILMAZ (I am understanding denmez, I understand denir). Yaygın Kullanım: ‘make oneself understood’ (kendini ifade edebilmek / derdini anlatabilmek), ‘given to understand’ (bana söylendiğine/anladığıma göre).

V1: It is difficult to understand the ancient language of the forest druids. (Orman druidlerinin kadim dilini anlamak zordur.) | V2: The young traveler finally understood the old man's cryptic warning. (Genç gezgin yaşlı adamın şifreli uyarısını sonunda anladı.) | V3: The rules of the royal tournament have been clearly understood by everyone. (Kraliyet turnuvasının kuralları herkes tarafından açıkça anlaşıldı.)
Ilgili: Düzensiz Fiil comprehend grasp realize