Dönmek, döndürmek, dönüşmek
V1: turn, V2: turned, V3: turned. Okunuşu: /tɜːn/. Düzenli bir fiildir. Bir yön değiştirmek, kendi etrafında dönmek veya bir şeyin başka bir şeye dönüşmesi (turn into) demektir. Nuans: İngilizcenin en çok ‘Phrasal Verb’ (edatlı fiil) üreten kelimelerinden biridir. Işıkları açıp kapatmak (turn on/off), sesi kısmak (turn down), geri dönmek (turn back). Yaygın Kullanım: ‘turn a blind eye’ (görmezden gelmek / göz yummak), ‘turn the page’ (yeni bir sayfa açmak), ‘turn out’ (sonunda … olduğu ortaya çıkmak).
❝V1: If you turn right at the ancient ruins, you will find the hidden cave. (Kadim harabelerden sağa dönersen gizli mağarayı bulursun.) | V2: The friendly merchant turned into a greedy thief after finding the gold. (Dost canlısı tüccar altını bulduktan sonra açgözlü bir hırsıza dönüştü.) | V3: The tide has turned, and now the wind is at our backs. (Talih/Akıntı tersine döndü ve artık rüzgar arkamızda.)
Ilgili: Düzenli Fiil rotate transform spin
