Eğitmek, antrenman yapmak

V1: train, V2: trained, V3: trained. Okunuşu: /treɪn/. Düzenli bir fiildir. İsim haliyle ‘tren’ demektir. Fiil olarak ise belli bir yeteneği kazanmak için bedensel veya zihinsel pratik yapmak demektir. Nuans: ‘Educate’ (okulda veya hayatta vizyon aşılayarak eğitmek) iken, ‘train’ (özel bir beceri, meslek veya kas gelişimi için idman yapmak/eğitmek) anlamındadır. Yaygın Kullanım: ‘train of thought’ (düşünce silsilesi / akıl yürütme zinciri).

V1: A master swordsman must train every single day before the sun rises. (Usta bir kılıç dövüşçüsü güneş doğmadan önce her gün antrenman yapmalıdır.) | V2: He trained his hunting falcon to bring back small prey. (Avcı şahinini küçük avları geri getirmesi için eğitti.) | V3: The royal guards have been trained to fight in complete darkness. (Kraliyet muhafızları zifiri karanlıkta savaşmak üzere eğitilmişlerdir.)
Ilgili: Düzenli Fiil instruct coach practice