Kalmak, (durumunu) sürdürmek, geriye kalmak
V1: remain, V2: remained, V3: remained. Okunuşu: /rɪˈmeɪn/. Düzenli bir fiildir. Bir kişinin/şeyin bulunduğu yerde kalması veya mevcut durumunu (sessiz kalmak, sakin kalmak vb.) korumaya devam etmesi demektir. Nuans: ‘Stay’ (günlük dilde fiziksel kalmak) iken ‘remain’ (daha resmi, kalıcı ve soyut durumları korumak) anlamındadır. İsim hali ‘remains’ (harabeler/kalıntılar) arkeolojide çok kullanılır. Yaygın Kullanım: ‘it remains to be seen’ (bekleyip göreceğiz / orası daha belli değil), ‘remain calm’ (sakinliğini korumak).
❝V1: The ancient stone walls remain strong despite centuries of heavy storms. (Kadim taş duvarlar yüzyıllar süren şiddetli fırtınalara rağmen güçlü kalmaya devam ediyor.) | V2: The loyal guard remained at his post all night, ignoring the bitter cold. (Sadık muhafız dondurucu soğuğu görmezden gelerek bütün gece görev yerinde kaldı.) | V3: Only a few gold coins have remained in the bottom of the pouch. (Kesenin dibinde geriye sadece birkaç altın sikke kaldı.)
