Hayatta kalmak, sağ çıkmak, atlatmak

V1: survive, V2: survived, V3: survived. Okunuşu: /səˈvaɪv/. Düzenli bir fiildir. Ölümcül bir kazadan, fırtınadan veya zor bir dönemden sağ salim çıkmak demektir. Nuans: Türkçede ‘fırtına-DAN sağ çıktı’ dediğimiz için İngilizcede yanlışlıkla ‘survive from the storm’ denir. Bu KESİNLİKLE YANLIŞTIR. Survive kelimesi edat almaz, direkt nesneyi alır (Survive the storm). Yaygın Kullanım: ‘survival of the fittest’ (güçlü olanın hayatta kalması), ‘barely survive’ (zar zor / kıl payı kurtulmak).

V1: Only the strongest camels can survive this harsh and endless desert. (Sadece en güçlü develer bu sert ve uçsuz bucaksız çölde hayatta kalabilir.) | V2: The small wooden boat barely survived the raging storm at sea. (Küçük ahşap tekne denizdeki şiddetli fırtınayı zar zor atlattı/sağ çıktı.) | V3: The ancient manuscript has survived for over a thousand years. (Kadim el yazması bin yıldan fazla bir süredir hayatta kaldı/günümüze ulaştı.)
Ilgili: Düzenli Fiil live through endure outlast