Ulaşmak, erişmek, uzanmak
V1: reach, V2: reached, V3: reached. Okunuşu: /riːtʃ/. Düzenli bir fiildir. Bir yere/hedefe varmak veya bir eşyaya elini uzatmak demektir. Nuans: ‘Arrive’ kelimesi ‘at/in’ edatları alırken, ‘reach’ ASLA edat almaz (reach the city). Yaygın Kullanım: ‘out of reach’ (ulaşılamaz / boyunu aşan), ‘reach a conclusion’ (bir sonuca/karara varmak).
❝V1: The royal caravan hopes to reach the oasis by noon. (Kraliyet kervanı öğleye kadar vahaya ulaşmayı umuyor.) | V2: He slowly reached for the ancient sword hanging on the wall. (Duvarda asılı olan kadim kılıca yavaşça uzandı.) | V3: The weary traveler has finally reached his destination. (Yorgun gezgin sonunda hedefine ulaştı.)
