Kaldırmak, artırmak, yetiştirmek
V1: raise, V2: raised, V3: raised. Okunuşu: /reɪz/. Düzenli bir fiildir. Nuans: ‘Rise’ (güneşin kendi kendine yükselmesi) iken ‘raise’ (bir nesneyi, sesi veya fiyatı dışarıdan bir güçle kaldırmak/artırmak) eylemidir. Ayrıca hayvan/çocuk yetiştirmek anlamı da vardır. Yaygın Kullanım: ‘raise a question’ (bir soru/sorun ortaya atmak), ‘raise the bar’ (çıtayı yükseltmek), ‘raise an eyebrow’ (şaşırmak / kaş kaldırmak).
❝V1: The innkeeper decided to raise the price of the rooms for winter. (Hancı kış için odaların fiyatını artırmaya karar verdi.) | V2: The wise guide raised his lantern to see the dark path. (Bilge rehber karanlık yolu görmek için fenerini kaldırdı.) | V3: A brave generation has been raised in these snowy mountains. (Bu karlı dağlarda cesur bir nesil yetiştirildi.)
