Söz vermek

V1: promise, V2: promised, V3: promised. Okunuşu: /ˈprɒm.ɪs/. Düzenli bir fiildir. Bir şeyi kesinlikle yapacağını veya yapmayacağını taahhüt etmek demektir. İsim hali de (söz/vaat) aynıdır. Nuans: ‘Swear’ (yemin etmek) kelimesine göre daha gündelik ama güven bildiren bir sözdür. Yaygın Kullanım: ‘keep a promise’ (sözünü tutmak), ‘break a promise’ (sözünden dönmek), ’empty promises’ (boş vaatler).

V1: I promise that I will return the ancient map to you. (Kadim haritayı sana geri vereceğime söz veriyorum.) | V2: The merchant promised to pay the debt before the next moon. (Tüccar borcu bir sonraki aydan önce ödeyeceğine söz verdi.) | V3: The lands promised to the knights were vast and fertile. (Şövalyelere söz verilen/vaat edilen topraklar uçsuz bucaksız ve verimliydi.)
Ilgili: Düzenli Fiil swear guarantee vow