Garanti vermek, temin etmek
V1: guarantee, V2: guaranteed, V3: guaranteed. Okunuşu: /ˌɡær.ənˈtiː/. Düzenli bir fiildir. Bir şeyin kesinlikle gerçekleşeceğine dair söz vermek veya bozuk malı değiştirmeyi taahhüt etmek demektir. Nuans: ‘Assure’ (sözlü olarak içini rahatlatmak) iken, ‘guarantee’ daha resmi, bazen yazılı bir teminattır. Yaygın Kullanım: ‘money-back guarantee’ (para iade garantisi), ‘no guarantees’ (hiçbir şeyin garantisi yok).
❝V1: I guarantee that you will not find a better sword anywhere. (Başka hiçbir yerde daha iyi bir kılıç bulamayacağınızı garanti ediyorum.) | V2: The guide guaranteed our safe arrival at the oasis. (Rehber vahaya güvenle varacağımızı temin etti.) | V3: Your safety in the palace has been guaranteed by the guards. (Saraydaki güvenliğiniz muhafızlar tarafından garanti altına alınmıştır.)
