Boyamak, resim yapmak

V1: paint, V2: painted, V3: painted. Okunuşu: /peɪnt/. Düzenli bir fiildir. Bir yüzeye renk vermek veya fırçayla tablo yapmak demektir. Nuans: İsim hali de ‘boya’ demektir. ‘Draw’ (kalemle/karakalem çizmek) iken ‘paint’ (fırçayla/boyayla resmetmek) anlamındadır. Yaygın Kullanım: ‘paint the town red’ (doyasıya eğlenmek / dağıtmak), ‘paint a gloomy picture’ (karamsar bir tablo çizmek / durumu kötü göstermek).

V1: The artisans paint the palace walls with bright colors. (Zanaatkarlar saray duvarlarını parlak renklerle boyarlar.) | V2: He painted a beautiful portrait of the queen. (Kraliçenin güzel bir portresini resmetti/boyadı.) | V3: The old wooden carriage has been painted gold. (Eski ahşap araba altın rengine boyandı.)
Ilgili: Düzenli Fiil color decorate portray