Zıplamak, atlamak

V1: jump, V2: jumped, V3: jumped. Okunuşu: /dʒʌmp/. Düzenli bir fiildir. Ayakları yerden kesecek şekilde sıçramak demektir. Mecazen bir konudan diğerine aniden atlamak veya fiyatların aniden fırlaması için de kullanılır. Yaygın Kullanım: ‘jump to conclusions’ (peşin hüküm vermek / bilip bilmeden acele karar vermek), ‘jump for joy’ (sevinçten havalara uçmak / zıplamak).

V1: A strong horse can easily jump over this wooden fence. (Güçlü bir at bu ahşap çitin üzerinden kolayca zıplayabilir.) | V2: The thief jumped from the roof into the hay bale. (Hırsız çatıdan saman balyasının içine atladı.) | V3: We have jumped straight to the final chapter of the book. (Kitabın doğrudan son bölümüne atladık/geçtik.)
Ilgili: Düzenli Fiil leap spring bound