Yargılamak, değerlendirmek

V1: judge, V2: judged, V3: judged. Okunuşu: /dʒʌdʒ/. Düzenli bir fiildir. İsim olarak ‘hakim/yargıç’ demektir. Fiil olarak ise birinin karakterini eleştirmek, mahkemede karar vermek veya bir durumun sonucunu tahmin edip değerlendirmek demektir. Yaygın Kullanım: ‘don’t judge a book by its cover’ (bir kitabı kapağına göre yargılama / dış görünüşe aldanma).

V1: Only time will judge if this decision is right or wrong. (Bu kararın doğru mu yanlış mı olduğunu ancak zaman yargılayacaktır.) | V2: The elders judged the dispute between the two farmers. (Yaşlılar iki çiftçi arasındaki anlaşmazlığı yargıladı/değerlendirdi.) | V3: He felt he was being unfairly judged by the crowd. (Kalabalık tarafından haksız yere yargılandığını hissetti.)
Ilgili: Düzenli Fiil evaluate assess criticize