Ummak, ümit etmek

V1: hope, V2: hoped, V3: hoped. Okunuşu: /həʊp/. Düzenli bir fiildir. İsim olarak da (umut) kullanılır. İyi bir şeyin gerçekleşmesini arzu etmek demektir. Nuans: ‘Wish’ (keşke olsa dediğimiz, gerçekleşmesi zor dilekler) için kullanılırken; ‘hope’ (gerçekleşme ihtimali olan, mantıklı beklentiler) için kullanılır (I hope it doesn’t rain – Umarım yağmur yağmaz). Yaygın Kullanım: ‘get one’s hopes up’ (ümitlenmek / umutlanmak), ‘hope for the best’ (en iyisini umut etmek).

V1: I hope the mountain pass is not blocked by snow. (Umarım dağ geçidi karla kapanmamıştır.) | V2: The tired sailors hoped to see land before sunset. (Yorgun denizciler gün batmadan önce karayı görmeyi umut ettiler.) | V3: We have always hoped for a lasting peace. (Her zaman kalıcı bir barış ümit etmişizdir.)
Ilgili: Düzenli Fiil wish expect desire