Vurmak, çarpmak
V1: hit, V2: hit, V3: hit. Okunuşu: /hɪt/. Düzensiz bir fiildir. Üç hali de aynıdır. Hızla ve sert bir şekilde hedefi vurmak veya bir yere çarpmak demektir. Nuans: ‘Beat’ (art arda ritmik vurmak veya dövmek) iken, ‘hit’ genellikle tek ve sert bir darbedir. Yaygın Kullanım: ‘hit the road’ (yola koyulmak / yola çıkmak), ‘hit the nail on the head’ (tam üstüne basmak / taşı gediğine koymak), ‘hit the sack’ (kafayı vurup yatmak).
❝V1: The archer never fails to hit the center of the target. (Okçu hedefin merkezini vurmakta asla başarısız olmaz.) | V2: The runaway carriage hit the old stone wall with a loud crash. (Kontrolden çıkan araba büyük bir gürültüyle eski taş duvara çarptı.) | V3: The eastern shores have been hit by a massive storm. (Doğu kıyıları devasa bir fırtına tarafından vuruldu.)
