Hissetmek, dokunarak anlamak
V1: feel, V2: felt, V3: felt. Okunuşu: /fiːl/. Düzensiz bir fiildir. Hem duygusal olarak (mutlu hissetmek) hem de fiziksel olarak (soğuğu hissetmek veya kumaşa dokunmak) kullanılır. Nuans: Şimdiki zamanla (-ing) kullanıldığında genellikle fiziksel dokunmayı veya anlık durumu ifade eder. Yaygın Kullanım: ‘feel under the weather’ (keyifsiz/hafif hasta hissetmek), ‘I know how you feel’ (seni anlıyorum / ne hissettiğini biliyorum).
❝V1: I feel a cold breeze coming from the narrow valley. (Dar vadiden gelen soğuk bir esinti hissediyorum.) | V2: The blind man felt the ancient carvings on the stone wall. (Kör adam taş duvardaki kadim oymaları dokunarak hissetti.) | V3: Have you ever felt such deep peace? (Hiç bu kadar derin bir huzur hissettin mi?)
