Deneyimlemek, tecrübe etmek, yaşamak
V1: experience, V2: experienced, V3: experienced. Okunuşu: /ɪkˈspɪə.ri.əns/. Düzenli bir fiildir. Bir olayı bizzat yaşamak, bir duyguyu hissetmek demektir. İsim hali (tecrübe) ile aynıdır. Nuans: Sürekli zamanlarla (I am experiencing) kullanılabilir. Yaygın Kullanım: ‘experience difficulties’ (zorluklar yaşamak).
❝V1: If you travel far, you will experience many different cultures. (Eğer uzağa seyahat edersen, birçok farklı kültürü deneyimlersin.) | V2: The sailors experienced a terrifying storm in the open sea. (Denizciler açık denizde korkutucu bir fırtına yaşadılar/tecrübe ettiler.) | V3: I have never experienced such absolute silence before. (Daha önce hiç böyle mutlak bir sessizlik deneyimlememiştim.)
