Dans etmek

V1: dance, V2: danced, V3: danced. Okunuşu: /dɑːns/ (İngiliz), /dæns/ (Amerikan). Düzenli bir fiildir. Müziğin ritmine uygun olarak bedeni hareket ettirmek demektir. Nuans: İsim hali de ‘dans’ anlamına gelir. Yaygın Kullanım: ‘it takes two to tango’ (bu işler karşılıklıdır / tek taraflı olmaz), ‘dance to someone’s tune’ (birinin kavalını çalmak / birinin suyuna gitmek).

V1: The villagers gather to dance around the fire every autumn. (Köylüler her sonbaharda ateşin etrafında dans etmek için toplanırlar.) | V2: They danced beautifully at the royal feast. (Kraliyet ziyafetinde çok güzel dans ettiler.) | V3: She has never danced in front of a crowd before. (Daha önce hiç kalabalığın önünde dans etmedi.)
Ilgili: Düzenli Fiil move to music sway