Gelmek, ulaşmak
V1: come, V2: came, V3: come. Okunuşu: /kʌm/. Düzensiz bir fiildir (V2 okunuşu: /keɪm/). Konuşanın veya dinleyenin bulunduğu yere doğru hareket etmek demektir. Nuans: ‘Go’ (gitmek) uzaklaşmayı, ‘come’ (gelmek) ise yakınlaşmayı belirtir. İngilizcede ‘Sana doğru geliyorum’ derken ‘I am going to you’ denmez, ‘I am coming to you’ denir. Yaygın Kullanım: ‘come to terms with’ (gerçekleri kabullenmek / barışmak), ‘come across’ (tesadüfen karşılaşmak).
❝V1: Please come and sit by the fire. (Lütfen gel ve ateşin yanına otur.) | V2: A mysterious stranger came to the inn at midnight. (Gece yarısı hana gizemli bir yabancı geldi.) | V3: The time for the grand departure has finally come. (Büyük ayrılışın vakti sonunda geldi.)
