Durmak, durdurmak, bırakmak (alışkanlık)

V1: stop, V2: stopped, V3: stopped. Okunuşu: /stɒp/. Düzenli bir fiildir (-ed alırken ‘p’ çift yazılır). Hareket halindeyken durmak veya bir alışkanlığı/işi tamamen bırakmak demektir. Nuans: Hayati bir dilbilgisi kuralı: ‘Stop to smoke’ (Sigara İÇMEK İÇİN mola verip durmak) demektir. ‘Stop smoking’ (Sigarayı TAMAMEN BIRAKMAK) demektir. (Yani kendinden sonra ‘-ing’ gelirse ‘bırakmak/vazgeçmek’ anlamına gelir). Yaygın Kullanım: ‘put a stop to’ (bir şeye dur demek / son vermek).

V1: We must stop at the oasis to let the horses drink. (Atların su içmesi için vahada durmalıyız - stop to let). | V2: The wise elder stopped talking when the wind grew louder. (Rüzgar şiddetlendiğinde bilge yaşlı konuşmayı bıraktı - stop talking). | V3: The heavy rain has finally stopped after three days. (Şiddetli yağmur üç günün ardından nihayet durdu.)
Ilgili: Düzenli Fiil halt cease finish quit