Yapışmak, batırmak, bağlı kalmak, sıkışmak
V1: stick, V2: stuck, V3: stuck. Okunuşu: /stɪk/. Düzensiz bir fiildir. İsim olarak ‘çubuk/sopa’ demektir. Fiil olarak ise zamk gibi yapışmak, çamura saplanıp kalmak (sıkışmak) veya bir plana/söze sadık kalmak demektir. Nuans: ‘Stick to the plan’ (plana sadık kalmak/bozmamak) çok yaygın bir İngilizce kuralıdır. Yaygın Kullanım: ‘stick out’ (göze çarpmak / çıkıntı olmak), ‘stick one’s neck out’ (elini taşın altına koymak / riske girmek).
❝V1: A wise traveler must stick to the marked path in the mountains. (Bilge bir gezgin dağlardaki işaretli yola sadık kalmalıdır/ayrılmamalıdır.) | V2: The carriage wheels stuck in the thick mud after the rain. (Arabanın tekerlekleri yağmurdan sonra kalın çamura saplandı/sıkıştı.) | V3: They have always stuck together in times of danger. (Tehlike anlarında her zaman birbirlerine kenetlendiler/bağlı kaldılar.)
