Yaymak, yayılmak, sürmek (ekmeğe)

V1: spread, V2: spread, V3: spread. Okunuşu: /spred/. Düzensiz bir fiildir. Üç hali de aynıdır! Hastalığın, haberin veya ateşin geniş alanlara dağılması; ya da tereyağının ekmeğe sürülmesi demektir. Nuans: ‘Expand’ (hacimce genişlemek) iken ‘spread’ (yüzeye doğru dağılmak/sürülmek) eylemidir. Yaygın Kullanım: ‘spread like wildfire’ (orman yangını gibi hızla yayılmak), ‘spread one’s wings’ (kanatlarını açmak / konfor alanından çıkıp yeni şeyler denemek).

V1: Rumors of the hidden treasure spread quickly in the medina. (Gizli hazinenin söylentileri medinede hızla yayılır.) | V2: The merchant spread the silk carpets on the stone floor to show them. (Tüccar ipek halıları göstermek için taş zemine yaydı/serdi.) | V3: The dangerous fever has spread across the entire region. (Tehlikeli ateş tüm bölgeye yayıldı.)
Ilgili: Düzensiz Fiil expand extend distribute