Genişlemek, büyütmek, yayılmak
V1: expand, V2: expanded, V3: expanded. Okunuşu: /ɪkˈspænd/. Düzenli bir fiildir. Hacim olarak büyümek, bir krallığın sınırlarını genişletmesi veya ticaretin/işin büyümesi demektir. Nuans: ‘Extend’ (uzunlamasına veya süre olarak uzatmak) iken, ‘expand’ her yöne doğru (balonun şişmesi gibi) hacimce veya güççe büyümektir. Yaygın Kullanım: ‘expand one’s horizons’ (ufkunu genişletmek).
❝V1: Reading old travelogues will expand your horizons. (Eski seyahatnameleri okumak ufkunu genişletecektir.) | V2: The king expanded the borders of his empire through diplomacy. (Kral diploması yoluyla imparatorluğunun sınırlarını genişletti.) | V3: The small trading post has expanded into a massive city. (Küçük ticaret karakolu genişleyerek devasa bir şehre dönüştü.)
