Ayakta durmak, katlanmak, dikilmek

V1: stand, V2: stood, V3: stood. Okunuşu: /stænd/. Düzensiz bir fiildir. Oturur pozisyondan ayağa kalkmak veya ayakta beklemek temel anlamıdır. İngilizcede en yaygın mecazi anlamı ‘katlanmak / tahammül etmek’tir (I can’t stand him – Ona katlanamıyorum). Nuans: İsim hali ‘stator/duruş’ demektir. Yaygın Kullanım: ‘stand your ground’ (geri adım atmamak / direnmek), ‘stand out’ (göze çarpmak / sıyrılmak), ‘stand a chance’ (şansı olmak).

V1: The ancient tower can stand against the strongest winds. (Kadim kule en güçlü rüzgarlara karşı ayakta durabilir/direnebilir.) | V2: The brave knight stood firm when the dragon approached. (Cesur şövalye ejderha yaklaştığında dimdik/sağlam durdu.) | V3: We have stood by our promises for generations. (Nesiller boyu verdiğimiz sözlerin arkasında durduk.)
Ilgili: Düzensiz Fiil be upright tolerate bear