Görmek, anlamak, görüşmek
V1: see, V2: saw, V3: seen. Okunuşu: /siː/. Düzensiz bir fiildir (V2: /sɔː/, V3: /siːn/). Gözle algılamak temel anlamıdır. Ancak ‘I see’ (Anlıyorum/Fark ediyorum) anlamında da çok sık kullanılır. Nuans: ‘Look at’ (bakmak) ve ‘Watch’ (izlemek) bilinçli eylemlerken, ‘see’ (görme yetisiyle istemsiz algılamak) eylemidir. Yaygın Kullanım: ‘see eye to eye’ (aynı fikirde olmak / uyuşmak), ‘wait and see’ (bekle ve gör), ‘see red’ (küplere binmek / çok sinirlenmek).
❝V1: Can you see the light of the inn from here? (Buradan hanın ışığını görebiliyor musun?) | V2: The travelers saw a beautiful oasis in the distance. (Gezginler uzakta güzel bir vaha gördüler.) | V3: Have you ever seen such a magnificent palace? (Hiç bu kadar görkemli bir saray görmüş müydün?)
