Aramak, peşinde koşmak, çabalamak
V1: seek, V2: sought, V3: sought. Okunuşu: /siːk/. Düzensiz bir fiildir (V2/V3 okunuşu: /sɔːt/ – soot). Soyut şeyleri (yardım, tavsiye, gerçeği, huzuru) aramak demektir. Nuans: ‘Search’ fiziksel eşyaları aramak iken, ‘seek’ daha edebi ve soyut arayışlar için kullanılır. Yaygın Kullanım: ‘seek help’ (yardım istemek), ‘hide and seek’ (saklambaç), ‘seek asylum’ (sığınma talep etmek).
❝V1: Brave explorers seek glory in unknown lands. (Cesur kaşifler bilinmeyen topraklarda şöhret/zafer ararlar.) | V2: The young apprentice sought advice from the old master. (Genç çırak yaşlı ustadan tavsiye istedi/aradı.) | V3: Peace has been sought by both kingdoms for years. (Her iki krallık tarafından yıllardır barış arandı/çabalandı.)
