Dökmek, boşaltmak, (yağmurun) bardaktan boşanırcasına yağması

V1: pour, V2: poured, V3: poured. Okunuşu: /pɔːr/. Düzenli bir fiildir. Bir sıvıyı (su, çay, şarap) bir kaba doldurmak veya dökmek demektir. Mecazen şiddetli yağmur (it is pouring) için kullanılır. Nuans: ‘Spill’ (kazara dökmek) iken, ‘pour’ (kendi isteğiyle/bilinçli olarak bardağa vb. dökmek/doldurmak) anlamındadır. Yaygın Kullanım: ‘it never rains but it pours’ (geldi mi üst üste gelir / aksilikler peş peşe olur), ‘pour one’s heart out’ (içini dökmek).

V1: Please pour some fresh water into my flask. (Lütfen matarama biraz taze su doldur/dök.) | V2: The host poured hot tea for the shivering travelers. (Ev sahibi titreyen gezginler için sıcak çay doldurdu.) | V3: The storm has poured rain on the city all night. (Fırtına bütün gece şehrin üzerine yağmur döktü/bardaktan boşanırcasına yağdı.)
Ilgili: Düzenli Fiil flow spill decant