Dökmek, dökülmek, taşırmak

V1: spill, V2: spilled/spilt, V3: spilled/spilt. Okunuşu: /spɪl/. Düzenli/Düzensiz kullanılabilir. Sıvıların, kumun veya tozun kabından kazara veya istemeden etrafa saçılması demektir. Nuans: ‘Pour’ (isteyerek çay/su doldurmak/dökmek) iken ‘spill’ (kazara çarparak veya taşırarak dökmek) anlamına gelir. Yaygın Kullanım: ‘spill the beans’ (baklayı ağzından çıkarmak / sırrı ifşa etmek), ‘cry over spilled milk’ (dökülen süte ağlamak / son pişmanlık fayda etmez).

V1: Be careful not to spill the hot soup while carrying it. (Sıcak çorbayı taşırken dökmemeye dikkat et.) | V2: The horse suddenly stopped, and the rider spilled the water from his flask. (At aniden durdu ve binici matarasındaki suyu döktü.) | V3: Much blood has been spilled on these ancient battlegrounds. (Bu kadim savaş alanlarında çok kan döküldü.)
Ilgili: Düzenli/Düzensiz Fiil drop splash let fall