Kazanmak, galip gelmek
V1: win, V2: won, V3: won. Okunuşu: /wɪn/. Düzensiz bir fiildir (V2/V3 okunuşu ‘wʌn’ yani ‘one’ (1) rakamıyla aynıdır!). Bir yarışı, savaşı, tartışmayı veya piyangoyu kazanmak demektir. Nuans: ‘Earn’ (alın teriyle ve çalışarak maaş/saygı kazanmak) iken ‘win’ (bir mücadele veya şans sonucu galip gelmek) demektir. Yaygın Kullanım: ‘win-win situation’ (kazan-kazan durumu / her iki tarafın da karlı çıktığı anlaşma), ‘you win some, you lose some’ (bazen kazanırsın bazen kaybedersin / sağlık olsun).
❝V1: A clever strategy can win a battle before it even begins. (Zekice bir strateji, savaşı daha başlamadan bile kazanabilir.) | V2: The young archer won the golden arrow in the grand tournament. (Genç okçu büyük turnuvada altın oku kazandı.) | V3: They have finally won their independence after years of struggle. (Yıllar süren mücadelenin ardından nihayet bağımsızlıklarını kazandılar.)
