Değer vermek, paha biçmek

V1: value, V2: valued, V3: valued. Okunuşu: /ˈvæl.juː/. Düzenli bir fiildir. İsim olarak ‘değer/kıymet’ demektir. Fiil olarak birine veya bir şeye çok kıymet vermek, değerini bilmek veya maddi bir eşyaya fiyat biçmek demektir. Nuans: ‘Appreciate’ (takdir etmek/şükran duymak) ile eş anlamlıdır ancak ‘value’ daha çok bir şeyin ne kadar kıymetli olduğunu vurgular. Yaygın Kullanım: ‘face value’ (görünürdeki değer / ilk bakıştaki anlam), ‘highly valued’ (çok değer verilen).

V1: A wise king should always value the loyalty of his knights above gold. (Bilge bir kral, şövalyelerinin sadakatine daima altından daha çok değer vermelidir.) | V2: The merchant valued the rare spices at a hundred silver coins. (Tüccar nadir baharatlara yüz gümüş sikke değer biçti.) | V3: Your honest advice has always been highly valued in this council. (Dürüst tavsiyene bu konseyde her zaman çok değer verilmiştir.)
Ilgili: Düzenli Fiil prize treasure assess