Tatmak, tadı olmak
V1: taste, V2: tasted, V3: tasted. Okunuşu: /teɪst/. Düzenli bir fiildir. Yiyeceğin lezzetini almak veya yiyeceğin kendisinin bir tada sahip olması demektir. Nuans: ‘It tastes good’ (Tadı güzel) derken durum fiili (state verb) olduğu için şimdiki zaman (-ing) ALMAZ. Ancak ‘I am tasting the soup’ (Şu an çorbayı tadıyorum) derken eylem bildirdiği için (-ing) alabilir. Yaygın Kullanım: ‘a taste of your own medicine’ (kendi ilacından tatmak / başkasına yaptığın kötülüğü kendin yaşamak).
❝V1: A good cook must taste the soup before serving it to the king. (İyi bir aşçı, çorbayı krala sunmadan önce tatmalıdır.) | V2: The thirsty traveler tasted the fresh water from the hidden well. (Susamış gezgin, gizli kuyudan gelen taze suyu tattı.) | V3: This exotic fruit has never tasted so sweet. (Bu egzotik meyve daha önce hiç bu kadar tatlı gelmemişti/tadı olmamıştı.)
Ilgili: Düzenli Fiil sample flavor savor
