Varsaymak, zannetmek, gerekmek
V1: suppose, V2: supposed, V3: supposed. Okunuşu: /səˈpəʊz/. Düzenli bir fiildir. Kesin bilgi olmadan bir şeyin doğru olduğuna inanmak veya öyle farz etmek demektir. Nuans: Pasif yapısı olan ‘be supposed to’ (bir şey yapması beklenmek / yapması gerekmek) kalıbı günlük dilde inanılmaz yaygındır (You are supposed to be here – Burada olman gerekiyordu). Yaygın Kullanım: ‘I suppose so’ (Sanırım öyle / Galiba), ‘supposing that…’ (diyelim ki… / farz edelim ki…).
❝V1: I suppose we will reach the green oasis by tomorrow noon. (Sanırım yarın öğlene kadar yeşil vahaya ulaşacağız.) | V2: The guards supposed the stranger was just a simple merchant. (Muhafızlar yabancının sadece basit bir tüccar olduğunu zannettiler.) | V3: You were supposed to guard the gates, not sleep under the tree! (Kapıları koruman gerekiyordu, ağacın altında uyuman değil!)
