Tedarik etmek, sağlamak

V1: supply, V2: supplied, V3: supplied. Okunuşu: /səˈplaɪ/. Düzenli bir fiildir (‘y’ düşer, ‘-ied’ gelir). Eksik olan bir ihtiyacı (yiyecek, su, silah, elektrik) devamlı olarak karşılamak/sağlamak demektir. Nuans: ‘Provide’ ile eş anlamlıdır ancak ‘supply’ daha çok tüccarların mal vermesi, ordunun ikmali veya elektrik/su şebekesi gibi ticari/fiziksel ihtiyaçlar için kullanılır. İsim hali ‘erzak/kaynak’ (supplies) demektir. Yaygın Kullanım: ‘supply and demand’ (arz ve talep).

V1: The local farmers supply the castle with fresh meat and bread. (Yerel çiftçiler kaleye taze et ve ekmek tedarik ederler/sağlarlar.) | V2: The wealthy merchant supplied the caravan with strong Arabian horses. (Zengin tüccar kervana güçlü Arap atları sağladı.) | V3: The royal army has been fully supplied for the long winter campaign. (Kraliyet ordusu uzun kış seferi için tamamen ikmal edildi/erzak sağlandı.)
Ilgili: Düzenli Fiil provide furnish equip