Oturmak
V1: sit, V2: sat, V3: sat. Okunuşu: /sɪt/. Düzensiz bir fiildir. Ayakta durmaktan oturur pozisyona geçmek veya bir sandalyede/yerde bulunmak demektir. Nuans: ‘Seat’ (isim: koltuk, fiil: yerleştirmek) iken ‘sit’ (kendiliğinden oturmak) eylemidir. Yaygın Kullanım: ‘sit tight’ (kıpırdamadan beklemek / beklemede kalmak), ‘sit on the fence’ (tarafsız kalmak / kararsız olmak / çitin üstünde oturmak).
❝V1: Let us sit under the shade of this great olive tree. (Bu ulu zeytin ağacının gölgesinde oturalım.) | V2: The wise elder sat silently and observed the stars. (Bilge yaşlı sessizce oturdu ve yıldızları gözlemledi.) | V3: Have you ever sat on a royal throne? (Hiç kraliyet tahtına oturdun mu?)
