Yükselmek, (güneş) doğmak, ayağa kalkmak

V1: rise, V2: rose, V3: risen. Okunuşu: /raɪz/. Düzensiz bir fiildir (V2: /rəʊz/, V3: /ˈrɪz.ən/). Bir şeyin kendi kendine yukarı çıkması veya miktarın artması demektir. Nuans: ‘Raise’ (birini/bir şeyi dışarıdan kaldırmak) iken, ‘rise’ (kendi başına yükselmek; güneşin doğması gibi) anlamındadır. Yaygın Kullanım: ‘rise and shine’ (uyanma vakti! / günaydın!), ‘rise to the occasion’ (beklentileri karşılamak / zorluğun üstesinden gelmek).

V1: The sun will rise exactly at six o'clock tomorrow. (Güneş yarın tam altıda doğacak/yükselecek.) | V2: The tide rose quickly during the storm. (Fırtına sırasında gelgit hızla yükseldi.) | V3: Prices of rare spices have risen significantly this year. (Nadir baharatların fiyatları bu yıl belirgin bir şekilde yükseldi.)
Ilgili: Düzensiz Fiil ascend go up increase