Ödemek

V1: pay, V2: paid, V3: paid. Okunuşu: /peɪ/. Düzensiz bir fiildir (‘y’ düşer, ‘-id’ alır). Satın alınan bir şey veya bir hizmet karşılığında para/altın vermek demektir. Nuans: İngilizcenin en önemli kalıplarından biri olan ‘pay attention’ (dikkatini vermek / pür dikkat dinlemek) fiilinde ‘give’ DEĞİL, ‘pay’ kullanılır! Yaygın Kullanım: ‘pay the price’ (bedelini ödemek), ‘pay a visit’ (ziyaret etmek).

V1: A wise traveler must always pay attention to his surroundings. (Bilge bir gezgin çevresine daima dikkat etmelidir / dikkatini vermelidir.) | V2: The merchant paid three gold coins for the rare map. (Tüccar nadir harita için üç altın sikke ödedi.) | V3: All the debts to the innkeeper have been paid in full. (Hancıya olan tüm borçlar eksiksiz ödendi.)
Ilgili: Düzensiz Fiil settle spend compensate