İşaretlemek, kutlamak, iz bırakmak

V1: mark, V2: marked, V3: marked. Okunuşu: /mɑːk/. Düzenli bir fiildir. Bir yüzeye işaret koymak, bir sınav kağıdını puanlamak veya özel bir günü kutlamak/anmak demektir. İsim hali (işaret/iz) de aynıdır. Yaygın Kullanım: ‘mark my words’ (bu sözümü yaz kenara / demedi deme), ‘leave a mark’ (silinmez bir iz bırakmak / etkilemek).

V1: Please mark the hidden oasis on this blank map. (Lütfen bu boş haritaya gizli vahayı işaretle.) | V2: The king marked the victory with a glorious feast. (Kral zaferi görkemli bir ziyafetle kutladı/anlamlandırdı.) | V3: The safe path has been marked with white stones. (Güvenli yol beyaz taşlarla işaretlendi.)
Ilgili: Düzenli Fiil indicate celebrate stain