Kaybetmek, yitirmek

V1: lose, V2: lost, V3: lost. Okunuşu: /luːz/. Düzensiz bir fiildir. Bir eşyayı, yolu, maçı veya umudu kaybetmek demektir. Nuans: İngilizcede yazılışı çok benzeyen ‘loose’ (/luːs/ – gevşek) sıfatıyla sürekli karıştırılır; lose /z/ sesiyle biter. Yaygın Kullanım: ‘lose one’s mind’ (aklını kaçırmak/çıldırmak), ‘lose track of time’ (zamanın nasıl geçtiğini anlamamak / zaman algısını kaybetmek), ‘nothing to lose’ (kaybedecek bir şey yok).

V1: A careful navigator does not lose his way in the desert. (Dikkatli bir haritacı/yön bulucu çölde yolunu kaybetmez.) | V2: The merchant lost his heavy purse of gold in the crowded market. (Tüccar kalabalık pazarda ağır altın kesesini kaybetti.) | V3: I have never lost hope, even in the darkest times. (En karanlık zamanlarda bile umudumu hiçbir zaman kaybetmedim.)
Ilgili: Düzensiz Fiil misplace be defeated forfeit