Hoşlanmak, sevmek

V1: like, V2: liked, V3: liked. Okunuşu: /laɪk/. Düzenli bir fiildir. Bir şeyden keyif almak demektir. Nuans: Edat olarak kullanıldığında ‘gibi’ (like a bird – kuş gibi) anlamına gelir ki bu İngilizcenin en temel benzetme edatıdır. Fiil olarak ‘would like’ (isterdim) kalıbı, ‘want’ kelimesinin çok daha kibar halidir. Yaygın Kullanım: ‘like father, like son’ (babasına bak oğlunu al / armut dibine düşer), ‘how do you like it?’ (nasıl buldun? / hoşuna gitti mi?).

V1: I like to listen to the old tales of the traveling merchants. (Gezgin tüccarların eski masallarını dinlemeyi severim/hoşlanırım.) | V2: The king truly liked the exotic gift from the East. (Kral Doğu'dan gelen egzotik hediyeden gerçekten hoşlandı.) | V3: We have always liked the quiet atmosphere of the library. (Kütüphanenin sessiz atmosferini her zaman sevmişizdir.)
Ilgili: Düzenli Fiil enjoy be fond of appreciate