İzin vermek, bırakmak
V1: let, V2: let, V3: let. Okunuşu: /let/. Düzensiz bir fiildir. Üç hali de aynıdır. Birinin bir şeyi yapmasına müsaade etmek demektir. Nuans: ‘Allow’ fiilinden çok daha gündelik ve yaygındır. ‘Let’ fiilinden sonra gelen ikinci fiil ASLA ‘to’ almaz (Let him go – Onun gitmesine izin ver / Bırak gitsin). Yaygın Kullanım: ‘let it go’ (boşver / unut gitsin), ‘let someone down’ (birini hayal kırıklığına uğratmak / yarı yolda bırakmak), ‘let’s (let us)’ (hadi yapalım).
❝V1: A wise guard never lets strangers enter after midnight. (Bilge bir muhafız gece yarısından sonra yabancıların girmesine asla izin vermez.) | V2: The king let the prisoners go free during the festival. (Kral festival boyunca mahkumların özgürce gitmesine izin verdi/serbest bıraktı.) | V3: She has never let her fears stop her from exploring. (Korkularının, onu keşfetmekten alıkoymasına hiçbir zaman izin vermedi.)
