Acımak, incitmek, yaralamak
V1: hurt, V2: hurt, V3: hurt. Okunuşu: /hɜːt/. Düzensiz bir fiildir. Üç hali de aynıdır. Bedensel bir ağrı hissetmek veya birinin duygularını/bedenini incitmek demektir. Nuans: ‘Injure’ (bir kazada ciddi fiziksel yara almak) iken, ‘hurt’ hem fiziksel ufak acılar (My leg hurts – Bacağım acıyor) hem de ruhsal kırgınlıklar (You hurt my feelings – Duygularımı incittin) için kullanılır. Yaygın Kullanım: ‘wouldn’t hurt a fly’ (karıncayı/sineği bile incitmez), ‘it doesn’t hurt to ask’ (sormaktan zarar gelmez).
❝V1: My feet hurt after walking across the rocky valley. (Kayalık vadiyi yürüyerek geçtikten sonra ayaklarım acıyor.) | V2: The cruel words of the merchant hurt the young apprentice. (Tüccarın acımasız sözleri genç çırağı incitti.) | V3: Fortunately, no one was hurt in the carriage accident. (Neyse ki araba kazasında kimse yaralanmadı/incinmedi.)
Ilgili: Düzensiz Fiil ache injure pain
