Duymak

V1: hear, V2: heard, V3: heard. Okunuşu: /hɪər/. Düzensiz bir fiildir (V2/V3 okunuşu: /hɜːd/ – hööd). Seslerin kulak tarafından algılanması veya bir haberi öğrenmek demektir. Nuans: ‘Listen’ (bilinçli olarak dikkat kesilip dinlemek) iken, ‘hear’ (istemsizce kulağa gelen sesleri algılamaktır). Genellikle şimdiki zamanla (I am hearing) KULLANILMAZ, yerine ‘I can hear’ denir. Yaygın Kullanım: ‘hear me out’ (beni bir sonuna kadar dinle), ‘hear a pin drop’ (iğne atsan sesi duyulur / çok sessiz).

V1: Stand still, I can hear footsteps in the forest. (Kıpırdama, ormanda ayak sesleri duyabiliyorum.) | V2: The villagers heard the sound of the war horn at dawn. (Köylüler şafakta savaş borusunun sesini duydular.) | V3: Have you heard the legend of the hidden oasis? (Gizli vaha efsanesini hiç duydun mu?)
Ilgili: Düzensiz Fiil perceive sound listen