Bulmak, keşfetmek, (birini bir şekilde) görmek

V1: find, V2: found, V3: found. Okunuşu: /faɪnd/. Düzensiz bir fiildir. Kayıp olan bir şeyi arayıp ortaya çıkarmak veya tesadüfen karşılaşmak demektir. Nuans: ‘Look for’ (aramak – sürecin kendisi) iken, ‘find’ (bulmak – sürecin başarıyla sonuçlanması) anlamına gelir. Ayrıca ‘I find him clever’ (Onu zeki buluyorum/düşünüyorum) gibi bir fikri belirtmek için de kullanılır. Yaygın Kullanım: ‘find one’s feet’ (ortama alışmak / ayak uydurmak), ‘find out’ (gerçeği öğrenmek / açığa çıkarmak).

V1: If you seek the truth, you will eventually find it. (Eğer gerçeği ararsan, eninde sonunda onu bulursun.) | V2: The explorers found an ancient coin buried in the sand. (Kaşifler kuma gömülü kadim bir sikke buldular.) | V3: The lost caravan has finally been found safe. (Kayıp kervan sonunda sağ salim bulundu.)
Ilgili: Düzensiz Fiil discover locate realize